Fizikte sıkılıkla yanlış bilinen 5 gerçek!

1- Hareket eden her şey bir süre sonra kendiliğinden durmaz. Durması için dışarıdan bir etki olması lazım, bu da Dünya’da genelde başka bir cisme çarpma ya da sürtünme ile olur.

2- Daha ağır cisimleri hareket ettirmenin zorluğu onlar daha ağır oldukları için değildir: Kütleleri daha çok olduğu içindir. Yani yerçekiminin çok daha az olduğu ayda olsaydık da bir arabayı itmek yine zor olacaktı (ha sürtünme kuvveti daha az olacağı için oradan kazanacağız o başka).

3- Daha ağır cisimler daha hızlı düşmezler. Gezegen gibi kendi kütleçekim alanı olacak kadar büyük kütleli olmadığı sürece bir cismin kütleçekimi altında nasıl hızlanacağı kütlesinden bağımsızdır. Yani, dünyada düştüğünü gözlemlediğimiz her şey hava direnci olmasaydı aynı şekilde hızlanarak düşerdi. Hava direncini katarsak da genel olarak cisimlerin düşme hızlarını şekilleri belirler.

4- Uzayda kütleçekimi yok demek yanlış olur: Dünyaya göre çok daha az olsa da uzayda kütleçekimi var! Uluslararası uzay istasyonundaki astronotların kütleçekimsiz ortam tecrübeleri, uluslararası uzay istasyonunun dünya etrafında yörüngede dönüyor olması ile ilgili. Aynı mesafede kalıp da dönmeyi bıraksa, astronotlar yerçekimini hissederler.

5- Gezegenlerin güneş etrafındaki yörüngesi çember değildir, elipstir. Bir başka deyişle, gezegenlerin güneşe olan mesafeleri onlar döndükçe azalıp artmaktadır.

Bunları şuradan aldım. Orada 9 tane var diyor, fakat oradaki 1 ve 2 aynı şey. 4’ün dil ile alakalı olduğunu düşünüyorum, Türkçe’de pek o sıkıntı yok. 8 ve 9’sa yanlış değiller, hangi modelle çalıştığınız ile ilgili. Elbette en modern teorilere göre hatalılar, fakat bazen en modern teori yerine daha az doğru olan teoriyle çalışmak daha verimlidir. Örneğin bütün mühendisler Göreliliğe göre tam doğru olmasa da Newton fiziği ile çalışır: Sonuçta aradaki fark bir mühendis için ihmal edilebilir.

Çıkmış sorulardan sınava hazırlanmak psikolojik olarak doğru bir hamleymiş

Literatürde “worked example effect” diye bir şey varmış: “Learning is enhanced when learners carefully study worked examples rather than attempt the problems themselves.”

Yani bildiğin çıkmış sorulardan sınava hazırlanmak psikolojik olarak doğru bir hamle  

Referans şu, ben okumadım ama:
Sweller, J., van Merrienboer, J. J. G. & Paas, F. G. W. C. (1998), ‘Cognitive architecture and instructional design’, Educational Psychology Review 10(3), 251-296.

More is different! (Meşhur bir makale)

(English is below)

Biyolojinin kimya prensipleri ile, kimyanin da fizik kanunlari ile aciklanabiliyor olmasi fizikten baslayip biyolojiyi turetebilecegimiz anlamina gelir mi? Yani parcalari aciklayan kanunlar butunu de aciklayabilir mi? Yoksa atomlari aciklayan fizigin nihayetinde atomlardan olusan bir canlinin herseyini aciklayabilmekte yetersiz kalmasini mi bekleriz?
Devamı…

Şirket yöneticisi fizikçi

Bir insan hem matematikçi hem fizikçi hem de şirket yöneticisi olabilir mi? Evet olur: Hendrik Casimir!

Bu arkadaş Lie Gruplarının sınıflandırılmasında önemli yeri olan Casimir operatörlerini buluyor (fizik değil bu baya saf matematik), bu bulduğunu Fizik’e uyguluyor (atom fiziği ve nükleer fizik yapıyor kabaca, ama Fizikçiler bu ismi asıl olarak Casimir etkisi ile bilirler), kendini yeteri kadar gösterebilince de Philips’e kapağı atıyor.

Adam zaten şirkete kapağı atınca bilimi falan bırakıp yönetim kurulunda direktörcülük oynuyor! Benim hocam takışmış bu adamla, baya iyi bir insan dedi, bu da köşede anecdotal fallacy olarak kalsın 

1 4 5 6