Osmanlı’daki en büyük isyanlardan biri sosyalist bir devrim çabası mıydı?

Başlıkta kastedilen 1416 yılındaki Şeyh Bedreddin İsyanıdır. Sorunun cevabını evet ya da hayır olarak vermekse bu isyanı araştıran okuyuculara kalıyor.

Mehmet Mazlum Çelik, bu isyanın niçin bir sosyalist isyan olarak görüldüğüne ve özellikle Nazım Hikmet‘ın Şeyh Bedrettin’i şiirlerinde kullanmasıyla bu isyanın nasıl Türk Solu tarafından anlamlandırıldığına şu yazısında oldukça güzel değiniyor. Google’a yazdığınızda bir çok benzer kaynaktan da görebileceğiniz üzere Şey Bedrettin’in isyanıyla Osmanlı’daki sosyal sınıf ayrımına karşı gelmesi sol görüşlü kişilerce ön plana çıkartılırken, sağ görüşlü kişilerse isyanı daha bir dinsizlik hizasında tarif ediyor.

Daha ciddi kaynaklardan bu isyanı okumak isteyenler elbette bir çok makaleye ulaşabilirler; örneğin, İngilizce bilenler Saygın Salgırlı’nın şu makalesine bakabilir (Erişim ücretli olduğundan bu dergiye üyeliği olan bir üniversite kütüphanesinden erişmeniz tavsiye edilir).  Makalede, Şey Bedrettin’in niçin bazı kesimlerce bir komünist olarak görüldüğüne dair aydınlatıcı bilgiler de var. Örneğin, Türk Solu’nda Şey Bedrettin’in tanınması 1921’e dayanıyor: o sene Köprülüzade Ahmed Cemal Dergah Mecmuası’nda tarihçi Doukas’ın çalışmasından aşağıdaki kısmı çevirip yayınlar (Doukas’ın çalışmasının İngilizce çevirisine buradan ulaşabilirsiniz):

He [Bedreddin’s apprentice Börklüce Mustafa] taught the Turks that they must own no property and decreed that, with the exception of women, everything must be shared in common—provisions, clothing, yokes of beasts, and fields. ‘I shall have access to your house as though it were mine and you shall have access to my house as though it was yours, with the exception of the female members.

Şey Bedrettin’in bu öğretileri elbette başlıktaki soruyu cevaplamaya yetmez, fakat en azından niçin böyle bir soru sorulduğunu daha iyi anladığınızı umarım.

Leave a Reply